Tarihi Açıdan Abhaz-Gürcü İlişkileri – N.G. Volkova

TARİHİ AÇIDAN ABHAZ-GÜRCÜ İLİŞKİLERİ

N. G. Volkova

(Tarih Doktoru, Moskova Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü Bilimsel Araştırma Şefi)

(1 Eylül 1992)

“Gürcistan-Abhazya ihtilafı, 14 Ağustos 1992 tarihinde Gürcistan Devlet Konseyi silahlı birliklerinin Abhazya’ya saldırısı ile yeni bir boyut kazandı.

Abhazlar açısından sorun, iki halk ve iki ülke arasındaki olumsuz tarihsel ilişkilerin yeniden patlak vermesidir. özellikle, şahsi bir kararla Abhazya’nın Sovyet Cumhuriyeti statüsü elinden alınarak, özerklik esasında Gürcistan’a bağlandığı 1931 yılını takiben 60 yıl boyunca yaşanan gerçekler, Abhazlarla Gürcüler arasında onarılmaz yaralar açtı. Abhaz aydınlarına, köylüsüne yönelik acımasız baskılar, kitlesel Gürcüleştirme, Abhaz dili ve kültürüne baskılar, günümüze kadar, Abhaz halkı tarafından trajik ve emosiyonal olarak hatırlanmaktadır.

Fakat şimdi, Abhaz-Gürcü çelişkisinin temelinde daha hayati konular, özellikle de politik statülerin belirlenmesiyle ilgili farklı yaklaşımlar yatmaktadır. Gürcistan, Abhazya’yı kendi ayrılmaz toprağı olarak görüyor ve bu iddiasından ne pahasına olursa olsun vazgeçmeye niyetli değil. Abhazya ise kendi binlerce yıllık tarihine ve Sovyet hakimiyeti dönemi de dahil olmak üzere bağımsız devlet (1921-1931) tecrübesine gönderme yapıyor.

Abhazlar, Doğu Karadeniz kıyısında çok eski çağlardan beri yerleşiktirler. Şimdi bulundukları topraklarda, antik kaynaklarda Apsil ve Abask adlarıyla bilinirler. Abhazya, egemen Abhaz prensi Georgi Şervaşidze’nin imparator I.Aleksandr’a tebalık başvurusundan sonra, 1810 yılında Rusya imparatorluğu kapsamına girmiştir. Prenslik idaresi 1864 yılında lağvedilmiş ve direkt Rus yönetimi başlamıştır.

19.yüzyılın ikinci yarısında Abhazya etnik bir felaket yaşamıştır.

Kafkas Savaşlarının bitmesiyle (1864), Abhazlar da dahil olmak üzere, Kafkas halkları vatanlarını terkedip Türkiye’ye göçmeleri iyice hızlandı. Kovulanların genel toplamı 200.000’e yakındı. Bunların torunları şimdi Türkiye, Suriye, Ürdün ve diğer Orta Doğu ülkelerinde yaşıyor ve kalabalık bir Abhaz diasporası oluşturuyor. Bölgenin yarıya kadar boşalmasından sonra buraya güçlü bir göçmen akımı başladı. Bunun sonucunda, daha çok yakınlara kadar hemen tek milletten oluşan Abhazya etnik anlamda çok renkli bir bölgeye dönüştü. Ruslar, Ermeniler, Rumlar, Estonlar vs…, ama en çok Gürcüler buraya yerleşti. Gene de 1886 yılında Abhazlar, Abhazya nüfusunun yüzde 85,7’sini, Gürcüler de yüzde 6’sını oluşturuyordu. 20. yüzyıl başlarında Abhazların oranı yüzde 55’e düştü. Gürcülerin oranı da yüzde 25’e yükseldi.

Suhum’da 8 Kasım 1917 tarihinde yapılan Abhaz halk kongresinde Abhaz Halk Konseyi kuruldu. 9 Şubat 1918 tarihinde, Abhaz Halk Konseyi ve Gürcistan Milli Konseyi arasında, Gürcistan ve Abhazya arasında karşılıklı ilişki kurulması konusunda bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmada, “Ingur ve Bzıpta nehirleri arasında bölünmez bir bütün olarak Abhazya’nın” mevcudiyeti tanınıyordu. Fakat, Bolşevizmle mücadele bahanesiyle, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti silahlı güçleri 1918 Temmuz’unda Abhazya’ya girerek, orada bir işgalci rejim kurdular.

31 Mart 1921 tarihinde, Sovyet hakimiyeti tesis edilerek bağımsız Abhazya SSC ilan edildi. Bu statüyü, şahsi bir kararla Gürcistan SSC’ne özerk cumhuriyet olarak dahil edildiği 1931 yılına kadar korudu.

30’1u ve 50’li yıllar arasındaki dönemde, Abhazya’ya ve onun yerli halkına yönelik bilinçli Gürcüleştirme politikası uygulandı: Okullarda Gürcüce öğrenmek zorunlu kılındı, Abhaz alfabesi Gürcü alfabesiyle değiştirildi, Abhazca yer adları Gürcüleştirildi, Gürcüler zorla Abhazya’ya göç ettirildi. Bunun sonucu olarak Gürcü nüfus arttı. 1989 yılında, Abhazların oranı yüzde 18 iken, Gürcüler yüzde 45’i buluyordu. Abhazya’daki Ruslar 70.000, Ermeniler 80.000 kişi civarındadır. Abhazya’da birkaç defa, 1964, 1967, 1978 yıllarında durum gerginleşti. 1989 yılında Gürcülerle Abhazlar arasında doğrudan etnik çatışma oldu.

Abhaz-Gürcü ilişkilerindeki bugünkü gerginlik, üç yıldan fazla bir zaman önce başladı. 1989 Martında Abhazlarca kutsal sayılan bir yerde Abhazlar binlerce kişinin katıldığı bir miting yaptılar. Bu mitingde, M.S.Gorbaçov’a bir çağrı kaleme alarak, Abhazya’nın Gürcistan’dan çıkarılmasını ve Abhazya’ya bağımsız Cumhuriyet statüsünün iade edilmesini istediler. Kremlin’den yanıt gelmedi. Aynı zamanda, Gürcistan’ı, Abhaz özerkliğinin kaldırılmasını talep eden bir Antiabhaz miting ve gösteri dalgası kapladı.

Zviad Gamsakhurdia’nın iktidara gelişi, Tiflis’in Abhazya ile ilgili tutumunu daha da sertleştirdi. Gamsakhurdia, Abhazya’yı devamlı olarak tehdit ediyor, taraftarlarından en şovenist ve aşırı bir kesimi açıkça destekliyordu. 26 Ağustos 1990 tarihinde de, Abhazya Parlamentosu, Abhazya’ınn egemenlik deklerasyonunu onayladı. Aralık 1990’da, halk arasında çok sevilen Vladislav Ardzınba cumhurbaşkanı seçildi.

Edward Şevardnadze’nin 1992 Mart’ında iktidara gelişi, ilk günlerde, Gürcistan’m Abhazya problemine karşı tutumunu değiştireceği umudunu doğurmuştu. Ancak bu yönde yapıcı adımlar atılmaması, Şevardnadzeinin durumu düzeltme isteğinin samimiyeti konusunda ciddi şüpheler doğurdu. Gamsakhurdiainın devrilmesine şiddetle karşı çıkan Abhazya’daki Gürcü-Migrel cemaati, daha sonra Tiflis’teki iktidar değişikliğini içine sindirmiş olup, Tiflis’le ittifak kurmuştur.

Kısa süre sonra Abhazya’daki Gürcü-Migrel politik çevrelerin oluşturduğu kurulan “Demokrat Birlik”, Abhaz milli hareketine karşı mücadele, Abhazya Parlamentosu’nun dağıtılması, Cumhurbaşkanı’nın istifası gibi temel hedefleri olan bir örgüt haline geldi. Sözkonusu örgüt, bu taleplerin yerine getirilmemesi halinde, Abhazya’da paralel iktidar organları kurmaya başlayacağı tehtidinde bulundu. Bu arada, özellikle Suhum’da Gürcü askerlerden oluşan silahlı birlikler kurdu.

Kaynak: Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi Arşivi