Fethi Atan

fethiatan

FETHİ  ATAN

1860’lı  Yıllarda Abhazya’dan Anadolu’ya (Türkiye’ye) göç eden ATAN (ATANBA) Ailesi’nin 3. kuşağı, Atan Kardeşlerin en küçüğü birçok  başarıyı hayatına sığdıran FETHİ ATAN, 22 Haziran 2010 Salı günü hayata gözlerini yumdu. Ruhu Şad olsun.

Atan Ailesi’nin Reisi Deniz Albayı  Hakkı Bey, 5 evladı  oldu. Bunlardan Raif, İrfan ve Adil Atan, güreşi seçtiler, en büyükleri Niyazi  ile en küçükleri Fethi meydan ve minderlerden uzak durdular, bunu da babaları  istemiş: “Bir ailede 3 pehlivan  yeter” demişti.

Hakkı Bey, yağlı güreşle ilgili bir kitabı  olan komşusu İrfan Dergin’in adını  bir oğluna, Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Fetgeri Aşeni’nin adını da diğer  bir oğluna vermiş, böylesine sırılsıklam güreş sevgisiyle dolu bir kişiydi.

Atan Kardeşler, Türk güreş müsabakalarında birçok  kez milli mayoyu giydiler ve yurtdışında çok kez Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil  ettiler, yurtiçinde ve dışında çok önemli başarılar elde ettiler.

Fethi Atan, 1935 yılında Kocaeli ilinin Büyük  Derbent Hikmetliye köyünde doğdu, 1951 yılında ticaret hayatına başladı, 1955 yılında kurdukları Atan Kardeşler  Otobüs İşletmesi A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye  Güreş Vakfı Kurucu Üyeliği,  Avcılık ve  Atıcılık Federasyonu Üyeliği, 1978 Türkiye Güreş Federasyonu  Asbaşkanlığına seçildi. T.Y.A.Y ve Sahipleri Derneği Yönetim Kurulu  Üyeliği, Türkiye  Jokey Kulübü (TJK) Yönetim Kurulu  Üyeliği ve Asli Üye, İstanbul  Kafkas Abhazya Kültür Derneği ve birçok derneğin kuruluşunda öncülük etti.

Fethi (Fetgeri) Atan’a babası güreşi yasakladı ama ailenin en küçüğü olan Fethi Atan, 1977 yılında Kırkpınar Ağalığını aldı.

Atan  Ailesi’nin pehlivan fertleri gibi kalın dirseklerine boyuna-pusuna  bakıldığında, ayrıca iş hayatında “tuttuğunu koparan-dürüst”  davranışlarıyla tanınan Fethi Atan da, minderlere çıksaydı ağabeyleri İrfan ve Adil Atan gibi kadar namlı güreşçi  olurdu.

ATAN AİLESİ Rekortmen Adil Atan, 60 yaşında hayata gözlerini yuman (1929-1989) Adil Atan, hiçbir güreşçimizin ulaşamadığı bir rekorun  sahibi ve aynı zamanda Atan Ailesi’nin unutulmaz, tarihe geçmiş fertlerinden  biridir. Serbestte, grekoda, karakucakta ve yağlıda Türkiye Şampiyonlukları  kazanan tek güreşçimiz olan Adil Atan, 1.90 m. boyunda, mavi gözlü, temsil  yeteneğine sahip, kuru güreşte boyunduruk-künde, sarma, yağlıda ise  alabildiğine mükemmel “oturak kündesi” atardı. 87 kilo ve ağır  sıklette Dünya ve Olimpiyat Şampiyonaları’nda da güreşti, 1952 Olimpiyatları’nda bronz, 1954 Tokyo Dünya Şampiyonası’nda gümüş, 1956 İstanbul Dünya Serbest Güreş Şampiyonası’nda ise altın madalya aldı. 1958 yılında Kırkpınar Başpehlivanlığını da elde etti.

İrfan Atan, Rekortmen Adil Atan’ın bir yaş  büyüğü ve 1928 Kocaeli ili Büyük  Derbent Hikmetiye köyünde doğdu, güreşe çocuk yaşta yağlı güreşle başladı. 1945’te Kırkpınar’da  “deste”de ikinci, 1946’da “küçük orta” da ikinci oldu.

1950  yılında vatani görevini ifa ederek İstanbul’a gider, bir tesadüf Kasımpaşa Spor  Kulübü’ne uğrar: Antrenör Nuri Boytorun’a “Hocam,  beni de deneyin” dediğinde ağır sıkletlerden Sabri Demiray’la Murat  Hersekli: “İrfan acemidir, bizi sakatlar, onunla güreşmeyiz” derler.  Nuri Hoca, İrfan Atan’ı bir kafakolla pul gibi yere yapıştırdıktan sonra “İşte korktuğunuz adam” bu dedi.  Bunun üzerine İrfan Atan yeniden söz alır: “Siz  büyüğümüzsünüz diye sıkı tutmadım, isterseniz sıkı güreşelim.” Nuri Hoca kabul eder ve Hocasını butlarından 4-5 kez budayan İrfan Atan, tuşları  bulunca, Nuri Hoca: “Sende iş var” diyerek O’nu Milli Takıma alır.  Bir ay sonra İstanbul’da İsveçli Bertil Antonsson’u yendiğinde cadde ve  sokaklara çıkamadı çünkü trafik duruyordu, böylesine bir zaferdi.

İrfan Atan, Olimpiyatlarda (1952) ve Dünya  Şampiyonlukları’nda (1954) güreşti  üçüncü oldu. Ayrıca, Kırkpınar’da da 3 kez (1951-1953-1955) Başpehlivan oldu ve 1956 yılında da güreşi bıraktı.

23 Haziran 2010 – Derleme: Düzce Abhaz Kültür Derneği