Nurettin Zafer

nurettinzafer

NURETTİN ZAFER

Düzce’nin Konuralp ilçesinin Aybaşı köyünde 1916 yılında doğdu. 93 harbi olarak   adlandırılan 1877-1878 yıllarında gerçekleşen Osmanlı-Rus savaşı sonrasında Kafkasya’dan Düzce’ye göç eden Abhazya kökenli ailenin dokuz çocuğunun sekizincisi olarak dünyaya geldi. Babasının Çanakkale Savaşı’nda şehit düşmesinden dolayı yetim büyüdü. Güreşe, 15-16 yıllarında o dönemin en popüler sporu olan karakucak ve yağlı güreşle başladı.

Bolu’da 1937 yılında düzenlenen bir yağlı güreş müsabakasında dönemin Kastamonu Valisi olan Mehmet Avni Doğan’ın dikkatini çeker. Vali Doğan tarafından Kastamonu’ya götürülür. Kastamonu Güreş Takımı kadrosuna alınır. Yeni takımıyla 1938 yılında Ankara’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’na katılır. 66 kilonun ve Türkiye’nin yetiştirdiği güreş ilahı Yaşar Doğu ile başa baş bir güreş çıkarınca tüm dikkatleri üzerinde toplar.

Başarılı ve gelecek vaadeden bir güreşçi olduğundan dolayı Ankara silah fabrikasında işe alınan Nurettin Zafer, 62 kiloda Türkiye Güreş Milli Takımı’nın değişmez bir güreşçisi olur. 1949 Avrupa Şampiyonası’nda Milli mayoyu giyen Zafer, 1.76 metre boyu ile kilosunda dünyanın en uzun boylu güreşçisiydi. 1949 yılında İstanbul’da düzenlenen Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası’nda 1 numarayla başladığı güreşlerin ilk turunda Mısırlı Mahmud Ali Hasan’ı, ikinci turda Finli İlmari Ruikka’yı tuşla yendi. Üçüncü turda ise İsveçli rakibi Olle Anderberg’i sayı ile yendi.İranlı Hasan Sadiyan’ı yenmesine rağmen, juri Nurettin Zafer’in tuşla kaybettiğine hükmedince anasının aksütü gibi hak ettiği şampiyonluktan uzaklaşıp sıkletinde bronz madalyada kaldı. Onun yerine sayıyla mağlup ettiği İsveçli Olle Anderberg birincilik kürsüsüne çıktı.

İki yıl sonra iki kardeş Helsinki’de Milli mayoyu giydi.

15 kilo düşerek takıma giren Nurettin Zafer, İsveçli Henry Holmberg, Finli Ruika gibi iki yetişmiş güreşçiyi sayı, İranlı Mehdi Mugharabi ile Alman Ferdinan Schmitz’i tuşla yenerek 62 kiloda Dünya Şampiyonu oldu.

Nurettin Zafer, uzun boyuna göre az olan kilosunun getirdiği dezavantajı mükemmel tekniği ile avantaja dönüştürmeyi başardı. Ayrıca “arap” ve “kilit” adı verilen yeni oyunlar geliştirmesi nedeniyle de en teknik güreşçilerden biri olarak gösterildi.

1992 yılında vefat eden Nurettin Zafer’in mezarı Düzce’deki aile kabristanında bulunmaktadır.

Nurettin Zafer’in adı, 2007 yılında Düzce Valiliği tarafından Düzce Stadyumu’na verilmiştir.